COVID-19’a Neden Olan Yeni Virüs Çeşidi Küresel Enfeksiyonlara Egemen

Okuma Süresi: 4 Dakika
5
(2)

Cell dergisinde bugün yapılan araştırmalar, daha önce artan viral bulaşma ve COVID-19 yayılması ile ilişkili olan SARS-CoV-2 koronavirüs virüsü genomundaki spesifik bir değişikliğin hücre kültüründe daha bulaşıcı olduğunu göstermektedir. Söz konusu varyant D614G, virüsün insan hücrelerine girmek için kullandığı “Spike” proteininde küçük ama etkili bir değişiklik yapar.

Los Alamos Ulusal Laboratuarı’nda Teorik Biyolog ve araştırmanın baş yazarı olan Bette Korber, bu husus hakkında, “D614G varyantı, ilk kez dikkat çekici bir şekilde tekrarlayan bir model gözlemlediğimiz için, dikkatimizi çekti. Tüm dünyada, yerel salgın hastalıklar birçok orijinal form dolaşımına sahip olsa bile, D614G varyantı bir bölgeye getirildikten kısa bir süre sonra yaygın form haline geldi.” diyor.

GISAID COVID-19 viral sekans veri tabanındaki numunelerden alınan coğrafi bilgi, viral popülasyonda orijinal formdan D614G varyantına bir kayma olan bu yüksek oranda tekrarlanan paternin izlenmesini sağladı.

Bu, her coğrafi düzeyde gerçekleşti: ülke, alt ülke, ilçe ve şehir. Bu ilk sonuçları destekleyen iki bağımsız deneysel kanıt dizisi bugünkü makalede yer almaktadır. La Jolla Enstitüsü’nden Profesör Erica Ollmann Saphire ve Duke Üniversitesi’nden Profesör David Montefiori tarafından yönetilen bu ek deneyler, D614G değişikliğinin virüsün laboratuvardaki enfektivitesini arttırdığını gösterdi. Bu yeni deneyler, ayrıca daha kapsamlı dizi ve klinik veriler ile geliştirilmiş istatistiksel modeller, Hücre belgesinde sunulmuştur. Değişimin tüm etkilerini belirlemek için daha in vivo* çalışmalar yapılması gerekmektedir.

SARS-CoV-2 virüsünün genel olarak düşük bir mutasyon oranı vardır (influenza ve HIV-AIDS’e neden olan virüslerden çok daha düşük). D614G varyantı, bir kez ortaya çıkmış ve daha sonra dünya çapında tutarlı bir varyasyon seti olarak birlikte hareket etmiş gibi görünen dört bağlantılı mutasyonun bir parçası olarak görünür.

Bu çalışmada yazar olan Los Alamos’tan Will Fischer, “Benim için dikkat çekici” diyerek, “Hem enfektivitedeki bu artışın sadece sekans verilerinin dikkatli bir şekilde gözlemlenmesi ile tespit edildiğini hem de deneysel çalışma arkadaşlarımızın bunu kısa sürede canlı virüsle doğrulayabildiğini” belirtti.

Saphire, neyse ki bu hususta, “Sheffield’in bu makalesindeki klinik veriler, yeni G virüsü olan hastalar, D ile enfekte olan hastalardan daha fazla virüs kopyası taşımasına rağmen, hastalığın şiddetinde buna karşılık gelen bir artış olmadığını gösterdi,” diyerek durumu daha açık izah ediyor. Saphire, aynı zamanda Gates Vakfı’nın desteklediği Coronavirus İmmünoterapi Konsorsiyumu’na (CoVIC) liderlik de ediyor.

Korber ise bu hususta, “Bu bulgular, virüsün yeni formunun orijinal formdan daha da kolay bir şekilde iletilebileceğini gösteriyor. Bu sonuç, nihai olarak doğrulanmış olsun ya da olmasın, maske takmak ve sosyal mesafeyi korumak gibi iyi fikirlerin değerini vurgulamaktadır.” diyor.

Los Alamos Ulusal Laboratuvarı, Duke Üniversitesi ve Sheffield Üniversitesi’nden araştırma ortakları, başlangıçta bu analiz üzerine çalışmaları Nisan 2020’de bir ön baskıda bioRxiv sitesinde yayımladılar. Shefgield, bu çalışmada, D614G varyantının üst solunum yolunda daha yüksek viral yüklerle bir ilişkisi olduğunu öne sürerken, bu çalışmada aynı zamanda COVID-19 hastaları üzerindeki gözlemler de yer alıyordu.

Korber, bu hususta, “SARS-CoV-2 evrimini küresel olarak izlemek mümkündür çünkü dünya çapındaki araştırmacılar viral sekans verilerini hızlı bir şekilde GISAID viral sekans veritabanı aracılığıyla erişilebilir hale getiriyorlar.” diyor. Şu anda on binlerce dizi bu proje aracılığıyla kullanılabilir durumda olduğundan bu, Korber ve araştırma ekibinin D614G varyantının ortaya çıkışını tanımlamasına yardımcı oldu.

GISAID, influenza araştırmacıları arasındaki işbirliğini teşvik etmek için kurulmuştu ancak salgının başlarında konsorsiyum, yakın zamanda dünya çapındaki araştırmacılar arasında salgın dizilerini paylaşmak için kullanımı standart haline gelmiş olan bir SARS-CoV-2 veritabanı da kurmuş ve araştırmalara yardımcı olmuştu.

Sözlük

*İn Vivo: (Latince: canlının içinde) ölü bir organizmadan veya organizma parçasından ayrıca, canlı bir organizmanın veya organizmanın bütününün varlığını belirtmek için kullanılan bir söz.

Kaynakça

https://www.sciencedaily.com/releases/2020/07/200702144054.htm


İçerikte gördüğünüz çeviri ve yazım hatalarını tarafımıza bilgi@thinedlog.com adresine e-posta göndererek bildiriniz.

İçeriğe Oy Ver

Derecelendirmek için bir yıldıza tıklayın!

Puan Ortalaması 5 / 5. Oy Sayısı: 2

Şimdiye kadar kullanılmış bir oy yok! Bu gönderiyi ilk değerlendiren siz olun.

Bu içeriğin sizin için yararlı olmadığından dolayı için üzgünüz!

Bu içeriği geliştirelim!

Bize bu içeriği nasıl geliştirebileceğimizi söyleyin?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir